Aylık Arşiv: Kasım 2010

Sperm Bankaları ve Sorunlar,

Sperm Bankaları ve Sorunlar,

Tabi teknoloji blog unda gen bankasının ne işi var diyebilirsiniz, fakat toplumsal yaşamda he bir birey diğer bir beriyi ilgilendirmektedir. Toplu halde yaşamanın millet olmanın temelinde birbirleri ile ilgilenen toplum bireyleri bulunmaktadır. Sonuç itibari ile toplum sürekli olarak etkileşimde olan bireylerden oluşmaktadır ki sorunlar tam olarak burada başlamaktadır.

Sperm bankaları savaş zamanlarında daha genç yaşta cepheye ölmeye yollanan askerlerin genetik nüfuslarını sürdürme olayını da kapsayarak, evlenmeden çocuk sahibi olma, ya da çocuk sahibi olamayan ailelere çözüm olarak gösterilmektedir. Buraya kadar her şey yolunda gitmektedir niyet tamamen iyidir, sonuçta çocuk sahibi olmak her bireyin hakkı ve gerçekten büyük bir keyif fakat sperm bankaları bu işe çözüm olsa da toplumsal bir çöküş ede sebep olabilmektedir. Yakın aile evlilikleri birçok nedenden dolayı aile bireyleri tarafından uygun görülen evliliklerdir. Sizinle genetik bağı olan insanlarla evlenmek maalesef çocuklarınızın zihinsel ya da fiziksel olarak özürlü bireyler olmasına neden olacaktır, durum bu olunca toplumda çöküş başlayacak ve genetik yenilenme genetik değişikli olmadığı için toplum da kalıtsal ve genetik hastalıklar sıklıkla görülen sorunlar haline gelecektir.

Sonraki Sayfa »

32Bit Linux için 3Gb üzeri RAM kullanımı

32Bit Linux için 3Gb üzeri RAM kullanımı

64 bitlik bir sistem 32 bitlik bir sisteme göre tam olarak iki katı hızlı olmalı ki buradaki tam olarak kısmı gerçekten tam olarak, bunun nedeni burada bir balance yapılma olayının söz konusu olmamasıdır yâda veri yolunun genişletilmesi sistemi değildir. Bir 64 bitlik sistem tek bir döngüde 64 adet 1 ve 0 dan oluşan bir diziyi işleyebilmektedir, 32 bit ise bunun tam olarak yarısı kadar olan bir sayı dizesini işleyebilmektedir. Bunun doğal sonucu olarak sisteminde tam olarak iki katı hızda çalışabilmesi gerekmektedir. Fakat gerçekteki durum tam olarak bu değil ve tabi ki bunun nedeni var. Tabi burada bazı hurafelerde var ve bunlara da bakmak lazım.

Devamı için,

http://www.cozumpark.com/blogs/linux_unix/archive/2010/11/21/32bit-linux-i-in-3gb-zeri-ram-kullan-m.aspx

Satılık : Fujistsu Simens Amilo PRO V3205 T5500+ Toshiba Portage G500

Fujistsu Simens Amilo PRO V3205 T5500+ Toshiba Portage G500

Sonraki Sayfa »

ROOT Sayı 5

Linux Mint Türkiye E-Dergisi Root’un 5. sayısı yayınlandı!

Linux Mint malesef bu sayısı ile düzenli yayımına ara vermiş durumda ve derğinin diğer bir kaç dergide olduğu gibi düzenli yayın yerine içerik olarak daha kaliteli verilerin toplanması ile belirsiz aralıkalrda kullanıcılara sunulması planlamakta. Değerli dostum Eren KOVANCI nın derginin son sayfalarında durumu izahını bulabilirsiniz. Elbette Erenin bahsettiği konularda geçerli olabilir ama bunları genele vurmak biraz insafsızlık olur. Şahsım adına Erenin bir çok çağrısına cevap veremedim bunda Erenin bahsetmiş olduğu ekonomik nedenler ve en büyük sorunum olan ama severek katlandığım yeni aile ferdimizinde tam Eren e ok dedikten sonra süprisz gelişide var. Fakat günümüzde gelişen Internet sayesinde çok hızlı tüketiciler haline geldik, bugün wiki pedia, youtube gibi içerikler varken dönüp dergilere bakmak zor oluyor, hal böyleyken ve devasa yatırımlarla kurulmuş olan bir çok dünya markası durumunda olan derginin basılı yayınlarını kaldırması internet dergisi olma yolunda ilerlemeside aylık dergilerin sonunun geldiğini çoktan göstermiş durumda. Hali hazırda görünen köy klavuz istemez diyerek bundan 7 sene evvel konuştuğumu durumlar bu gün gerçekleşmekteler. Tabi birde insanların en büyük sorunu olan Internetin artık bir bilgi çöplüğü haline gelmesi durumu var. Artık Internetin kendisi bir çöplük halinde aynı bilgiden tonlarca kopya bulmak mümkün ve bunlar o kadar düzensiz ki artık bilgi bulmak için ilk önce bulunan bilgileri düzenli arşivler haline getirip sonra anlamaya çalışmak gerekiyor, elbette bilginin görsl olarak sunulması durumuda var. Okumak yerine neden izlemeyelim ? Aslında bu yazı uzun uzadıya gidebilir ama sorun şu ki WIKI gibi düzenli sistemler kurularak bilgi bu şekilde sunulmalı ve düzenli sayılar kaldırılmalıdır ve görsel içeriğe insan hafızasının etken sayısı arttıkca hatırlama özelliğinin artması durumu göz önüne alınarak yaygınlaştırılması gerekmektedir.

ROOT sayısı yine taına doyulmayacak bir içerikle son düzenli sayısı ile karşınızda.

İçindekiler;

* Tasarım (Hamit Giray NART)
* Editör’den (Aydın BEZ)
* Ubuntu’nun Adı Linux Mint’in Tadı! (Eren KOVANCI)
* Winamp Özlemini Gideremeyenlere : QMMP (Eren KOVANCI)
* Pardus 2011 Beta İncelemesi (Merve ULUSER)
* Team Viewer İncelemesi (Merve ULUSER)
* Bahri Meriç Canlı ile PLO Üzerine… (Eren KOVANCI)
* Linux Altında Tercüme Çalışmaları (Eren KOVANCI)
* Bleachbit ile gereksiz dosyalardan kurtulun! (Oytun ÖZDEMİR)
* Flickr’a fotoğraflarınızı yükleyin! (Oytun ÖZDEMİR)
* Farklı Bir Ubuntu 10.10 Netbook Sürümü İncelemesi (Aydın BEZ)
* Son Dem (Eren KOVANCI)

Gerçekten Sanallaştırmalımıyız ?

Sanallaştırma sistemleri temel olarak kullanılmayan donanımların kullanılması amacına istinaden üretilmiş yapılardır. Bir sunucu alıyorsunuz ve bu sunucu içerisinde yüzlerce GB boyutlarında RAM modülleri, artık onlarca tabiri ile tabir edilebilecek kadar CPU core ları ve beklide hiçbir zaman lazım olmayacak boyutta binlerle ifade edilen dönme hızlarında diskler. Fakat biz sunucu üzerinde beklide %10 bile kullanmayacak bir sistem inşa ediyoruz, sonucunda geri kalan %90 hiçbir zaman kullanılmadan belki bir gün lazım olur mantığında bir kenarda beklemeye mahkum ediliyor. Neme lazım belki birisi çıkıp SQL üzerinde son yirmi yıla ait tüm fatura dökümlerini alırda sistem yetmez desek te hiçbir donanımın ömrü zaten yirmi yıl kadar olmuyor. Sonuçta boşa yapılmış binlerce dolar ve bu donanımların boşa çıkmasından kaynaklı çöpü saymıyorum bile.

Bu durum sonucunda sanallaştırma sistemleri doğdular şu an ilk üretildikleri döneme göre oldukça fonksiyoneller ve gerçek donanımları daha iyi kullanabiliyorlar, elbette bu konuda yüzlerce makale bulunmakta zaten şu bunu yapıyor bu şöyle iyi diye bir yazı yazmak niyetimde yok. Sonuçta konumuz boşa harcanan paraların ve artık dünyada petrol atıkları kadar sorun yaratmaya başlamış bilgisayar atıklarının durumu ve yanlış sanallaştırma mimarileri. Konun başında olduğu gibi sanallaştırma mimarilerinin temel amacı alınmış olan donanımların mümkün olduğunca fonksiyonel ve en üst seviyede yararlanarak kullanılması, fakat bu durum gerçekten böyle mi ? hazır sanallaştırabiliyorken diyerek AD ayrı bir sunucu ya DNS ayrı bir sunucuya, Exchange ayrı bir sunucuya hazır hala yerimiz varken Transport ve MailBox içinde iki ayrı sunucu kuralıma kadar giden bir yol karşımıza çıkıyor. Durum böyle olunca eldeki kaynakların en iyi kullanımına yönelik olan sanallaştırma teknolojilerinin kendisi artık donanım tüketim canavarlarına dönüşüyorlar. Tabi burada kullanıcıda haksız değil, sonuçta sistem üzerinde bir değişiklik yapsam ve sorun oluşsa ne olur, madem sanallaştırıyorum o zaman her şey ayrı olsun birisinde çıkan sorun diğerini etkilemesin mantığı başından bu yana hiç değişmeden devam ediyor ve sonuçta eldeki yetersiz kaynakların yerlerini daha yüksek seviyelerde maliyetli sistemler alıyorlar ve eski sistemler doğru hurdalığa. Tabi bu duruma da bir çözüm var birebir kopya oluşturma, yedekleme, canlı yedekleme vs.. gibi sistemler sayesinde çalışmakta olan sistemlerimizi direk yedekleyip ya da sistemin bir kopyasını alıp üzerinde denemeler ve testler yapabiliyoruz, bu durumda onlarca ayrı sanal sistem oluşturup farklı amaçlarla kullanmak neden ?

Sonraki Sayfa »

Çözümpark Ankara da Esti

Çözümpark Ankara da fırtına gibi esti. Gerçekten çok eğlenceli geçen ve üstünede bilgilendirici bir toplantıydı, ayrıca sürekli konuştuğumuz tartıştığımız birşeyleri ortak yapmaya çalıştığımız insanlar ile fiziksel olarak tanışmakta ayrı bir zevkti. Umarız Ankara da yapılacak etkinliklerin başlangıcı olacak bu etkinlik ile Ankara firmaları düzenledikleri toplantılarda bilişim guruplarınıda çağırmaya özen gösterecektir. Sonuçta asıl müşterileri bu bilişim guruplarında bulunan insanlar. Çünkü artık firma toplantılarına gidip firmaların satış personellerinin yarım yamalak çoğunuda sıkarak anlattıkları toplantılar can sıkmaya başlamış durumda :).